Türkiye’den aldıkları güçle dünyayı fethetmek üzere ilerlediklerini belirten BMD’nin yeni Başkanı Yılmaz Yılmaz...

Made in Turkey’den Türk markaları dönemine geçtik 
bütün dünyada tam 1.175 noktaya bayrağımızı diktik

Türkiye perakendesinde bir devrin bitip yeni bir devrin açılışına şahitlik ettiklerini vurgulayan Yılmaz, 400 marka ile gerçek bir yıldızlar topluluğu olan BMD üyelerinin yurtiçinde 40 bin, yurtdışında ise 69 ülkede bin 175 mağazası bulunduğunu, 170 bin çalışanla yıllık 24 milyar dolar ciro gerçekleştirdiklerini söyledi.
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Yılmaz Yılmaz, global dünyaya entegre olma sürecinde yaşanılan hızlı gelişmeye paralel olarak “Made in Turkey”den,  “Türk markaları” dönemine geçildiğini vurgulayarak, “ Bundan en fazla 20 yıl önce yurtdışında mağazalara gittiğimizde Made in Turkey etiketi görüp mutluluk duyar, gururlanırdık. Oysa şimdi dünyanın her yerinde bin 175 BMD mağazası bizi karşılıyor. Türkiye perakendesinde bir devrin bitip yeni bir devrin açılışına şahitlik ediyoruz” dedi.
 
Yılmaz Yılmaz, yapılan genel kurulun ardından yeni yönetim kurulu üyeleriyle birlikte düzenlediği ilk basın toplantısında BMD’nin yeni dönem projeleri hakkında bilgi vererek, sektördeki gelişmeleri değerlendirdi.
 
400 markadan oluşan BMD üyelerinin toplam cirosunun 24 milyar doları bulduğuna dikkat çeken Yılmaz, toplam 170 bin çalışanı ile Türk ekonomisine önemli katkı sağladıklarını bildirdi. Yılmaz, toplam 2.3 milyon metrekare alanda faaliyet gösteren BMD üyelerinin yurtiçinde 40 bin, yurtdışında ise 69 ülkede bin 175 mağazası bulunduğunu ifade etti.
 
BMD GERÇEK YILDIZLAR TOPLULUĞU OLDU
BMD’yi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan perakendenin en önemli oyuncularını aynı çatı altında buluşturan gerçek bir yıldızlar topluluğu olarak niteleyen Yılmaz şunları söyledi:
 “Artık Türk malı vurgusu Türk markası ifadesi ile yer değiştirdi. Bir nevi Made in Turkey’den Türk markaları devrine geçiyoruz. BMD markaları yurtdışındaki her bir mağazası ile ülkemize çok büyük değer katıyorlar.  Amerika’da Türk markası bir otomobil yok ama Newyork’ da jeanin anavatanın kalbinde Little Big, Mavi bize hoş geldin diyor. Milano’da karşınıza aniden Colin’s çıkıyor. Ukrayna’da Pierre Cardin, Tiflis’de Vestel, Moskova’da Goldaş, Tokyo’da Çilek, Bükreş’te LC Waikiki, Yunanistan’da İpekyol, Kahire’de Kiğılı, İspanya’da Damat, İsviçre’de Ramsey, Kazakistan’da Roman, Belçika’da Zen, Dubai’de Network, Erbil’ de Collezione, Londra’da Desa; liste uzayıp gidiyor. Dile kolay bin 175 mağaza. Türk markaları başta moda başkentleri olmak üzere dünyanın her yerinde ülkemizin tanıtımına büyük katkı sağlıyorlar. Bu moda ve marka ile yapılan nitelikli tanıtım deniz-güneş ötesinde turizm de dahil bir çok sektör için sinerji yaratıyor. Yönetim dönemimizde yurtdışında Türk markası bayrağını çoğaltmak hedefimiz olacak.”
 
Yılmaz Yılmaz, bir ülkenin sahip olduğu markaları kadar zengin olabileceğinin altını çizerek, yeni dönemde markaları doğru pazarlama ve edinilen tecrübeler ışığında büyütmek için çaba göstereceklerini ifade etti.
 
HEDEFİMİZ İSTANBUL’UN MODA VE ALIŞVERİŞ CENNETİ OLMASI
İstanbul ve çevresinde sektör açısından mükemmel bir ekosistem bulunduğunu vurgulayan Yılmaz Yılmaz, çok iyi organize olan perakendecilerin ve mimari açıdan Avrupa’nın en güzel, en iyi yönetilen AVM’lerinin bu bölgede bulunduğuna dikkat çekti.
Yılmaz, uçakla 1.5 saatlik bir daire içinde kolaylıkla son derece önemli ve büyük bir pazara ulaşılabildiğine dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 “Gerekli düzenlemeler yapıldığında bu ekosistemde müthiş bir büyüme potansiyeli gözüküyor.  Bu potansiyelin harekete geçirilebilmesi için dış ticareti kısıtlayıcı etki yapan faktörler ayıklanmalı. ‘İstanbul Shopping Fest’ (İstanbul Alışveriş Festivali) mutlaka hayata geçirilmeli. Bunun için çaba sarf edeceğiz. Tüm bunlar yapıldığında İstanbul, Dubai gibi, çevre ülkeler ve Avrupa için bir alışveriş cenneti; aynı zamanda bölgesel moda merkezi olacaktır. Bir taraftan ürettirip satan, diğer taraftan alıp satan bu ekosistem desteklenir ve ticaret daha liberalize edilir ise Avrupa’nın toptan, perakende ticaret cenneti İstanbul, aynı zamanda dünyanın en önemli moda merkezlerinden biri, belki de lideri olacaktır.”
BMD Başkanı Yılmaz Yılmaz, arzu edilen yönlendirmelerin yapılması halinde sektörün 10-15 yıl içinde markalı ihracat başta olmak üzere 50 milyar dolarlık dış satıma ulaşabileceğini anlattı. Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023’te 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin 50 milyar dolarını sahiplenerek Türk markalarının gücünü ortaya koyduklarının altını çizen Yılmaz, Türk markalarının katma değer yaratan markalı ihracatlarını büyütmeyi hedeflediklerini söyledi.
 
KORUMACI REFLEKSLER ZARAR VERİYOR
Yılmaz, sektörün bütün bileşenleri ile ilişkileri geliştirerek marka, moda, perakende konularında bilgi sağlayıcı, yol gösterici, yönlendirici olacaklarını belirttiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
 “Dış ticarette üretici ülke refleksleri ile zaman zaman ortaya çıkan korumacı eğilimlerin yanlışlığı konusunda bilinç oluşturacağız. Bu bilinci de rakamlara, verilere dayanarak ortaya çıkaracağız. Örneğin İtalya, Avrupa’nın göbeğinde çok daha yüksek maliyet ile çalışmasına rağmen perakende ve modanın yarattığı katma değerle yıllık 60 milyar dolarlık hazır giyim, tekstil ve deri ürünleri ihracatı yapabiliyor. Burada İtalya’daki liberal dış ticaret ortamının önemli derecede etkili olduğunu düşünüyoruz. İtalya örneği sektörümüzün yolun sonunda potansiyeli tükenmiş bir sektör olmadığın gösteriyor. Aksine genç ve dinamik bir grup olarak bayrağı en tepeye dikmek istiyoruz.
 
Moda perakendesi Türkiye’nin dünya liginde şampiyonluğa oynayabilecek sektörlerin başında geliyor. Daha da gelişmesi için BMD yönetimi olarak elimizden geleni yapacağız. Ülkemizden aldığımız güçle dünyayı fethetmek üzere ilerliyoruz. İstanbul çok önemli bir yıldız. Biz de onu serbest bırakıp destekleyerek daha da parlaması için çaba göstereceğiz”
 
ÖZEL EĞİTİM PROGRAMLARIYLA İK HAVUZU OLUŞTURACAĞIZ
Perakende sektörünün, kariyer yapmak isteyen gençlere altın fırsatlar sunduğunu anlatan Yılmaz, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli personel ihtiyacını karşılamak için özel kuruluşlar ile eğitilmiş insan kaynağı havuzu oluşturacaklarını bildirdi. Yılmaz Yılmaz, devlet destekli İstanbul Moda Akademisi (İMA) ile sektöre özel eğitimler organize edeceklerini belirterek üniversitelerde perakende mühendisliği dalı oluşturulması için çalışmalar yapacaklarını ve meslek liselerinin sektörel eğitimine destek olacaklarını sözlerine ekledi.