Kiranın yanı sıra genel giderleri bir gelir kapısı olarak gören AVM’lerin bulunduğunu söyleyen BMD Başkanı Ekrem Akyiğit: Türkiye’nin aydınlık yüzü olan markaların geleceği, yeni kira yasası ile karartılmasın

Kanundaki hükümlerin, bireyi de ticari işletmeyi de aynı  ‘kiracı - ev sahibi şablonuna’ soktuğunu söyleyen BMD Başkanı Ekrem Akyiğit,  “Bu sistem artık Türkiye ekonomisinin kaldıramayacağı bir yük haline gelmiştir. Özellikle markaların ev sahibi konumundaki alışveriş merkezleri ile yaşadığı ihtilaflara çözüm olacak maddeler yasada yer almalıdır” dedi

Ekrem Akyiğit, yaptığı yazılı açıklamada …… bin noktada 160 bin kişiye iş imkanı sağlayan, 2008’de 2 milyon metrekarede yıllık 24 milyar YTL ciro gerçekleştiren BMD üyelerinin konunun önemli bir tarafı olduğunu söyledi. Uzunca bir süredir gündemde olan değişiklik tasarısının Adalet Komisyonu’ndan geçtiğini hatırlatan Akyiğit, genel itibarıyla gerçek kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un ticari kiralamalarda da uygulandığını, sorunun temelinde de bunun yattığını söyledi. 
“Kanundaki hükümler, bireyi de ticari işletmeyi de aynı  ‘kiracı - ev sahibi şablonuna’ sokmaktadır” diyen Akyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son düzenlemede, kiracıların kira dışındaki yan giderleri ödememesi durumunda, mal sahibinin kendisine tanıyacağı 30 günlük süre sonunda tahliye edilebileceği hükmü kaldırılmasını olumlu karşılıyoruz. Ancak, AVM’lerle olan ilişkilerimizde ‘yan giderler’ veya ‘genel giderler’ hala önemli bir ihtilaf alanıdır. Bugün Türkiye’de, genel giderleri bir kazanç kalemi olarak gören AVM yönetimleri mevcuttur. Normal koşullarda, o ay yapılan ve kiracıya yansıtılabilecek ödemeleri kapsayan harcamalar, AVM’de bulunan mağazaların metrekareleri oranında hesaplanarak bir sonraki ay kiracılardan alınmalıdır. Oysa bugün bazı AVM’ler, ilgili ilgisiz her şeyi genel gider olarak kabul etmekte, genel gideri kirayla birlikte peşin olarak almakta, şeffaflıktan ve denetim konusunda işbirliğinden uzak bir noktada bulunmaktadır. Genel giderler artık neredeyse kira kadar yüksek oranlara ulaşmıştır.
Burada önemli bir nokta da, AVM’lerin özellikle büyük metrekareli mağazalara kiralama yaparken, bu mağazaların genel giderlerini sınırlamaları, ancak sınırın üstünde kalan miktarı da mal sahibi veya yatırımcının karşılaması yerine, diğer küçük kiracılara yansıtmalarıdır. Bu uygulama, rekabet gücümüzü elimizden alan haksız bir uygulamadır. İşte böylesine önemli ve ihtilaflı bir alanda eksik düzenleme yapıp markaların ve kiracıların AVM’lerden tahliye edilmesine olanak sağlanması yanlış olacaktır. Burada yapılması gereken,  yan giderlerin veya genel giderlerin kiranın belli bir oranını aşamayacağı hükmünü yasaya eklemesidir.”

BMD Başkanı Ekrem Akyiğit,  yeniden şekillendirilecek olan yasada olmasını istedikleri özellikleri şöyle sıraladı:

  • 5 yıllık olarak yapılan dövizle kira sözleşmelerinde ekonomik kriz veya devalüasyon gibi nedenlerle revizyon talep edilebilmesi son derece önemli bir açılım.” 
  • Bu düzenleme, Türkiye’nin en değerli markaları olarak bu olağanüstü dönemde perakende sektörünün sıkıntılarını önleyebilecek bir önerimize de uygun düşmektedir.
  • Ülke içinde ticaret YTL cinsinden yapılırken, AVM’lerde yabancı para cinsinden kira ödemeleri yapmak durumunda bırakılıyoruz. Ticaretin gelişmesi, ekonominin sağlıklı temeller üzerine kurulması için daha uygun olan yol,  kiraların da YTL olarak ödenmesidir. Biz markalar olarak yurtiçinde ürünümüzü YTL cinsinden alıp satarken, tedarikçimize YTL ile öderken,  müşterimiz bize YTL ile ödeme yaparken, AVM’lerin yabancı para cinsinden kiralamaları sürdürmekte ısrarcı olmaları ticaretin gerçeklerine aykırıdır.
  • AVM’lerde dolar ile yapılan kiralamaların euroya dönüştürülmesiyle markalar bir de pariteden kaynaklanan fark nedeniyle adil olmayan bir uygulamayla karşı karşıya kalmışlardır.
  • Yabancı para cinsinden kiralamalarda, şirketlerin haklarını koruyacak temel düzenlemeler yapılması ve kira bedellerinin arttırılması için bir tehdit unsuru olarak kullanılabilecek “on beş yıllık uzama dönemi sonunda sözleşmeyi sona erdirme” hükmünün tasarıdan çıkarılmalıdır. Tasarıda yer alan, “Kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere, aksi kararlaştırılmamış veya kanunda öngörülmemiş ise, kiraya veren katlanır” hükmü ise bu haliyle, kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklerin sözleşme ile kiracılara yüklenmesine yasal imkan tanımaktadır. Maddeden, “aksi kararlaştırılmamış ise” ibaresi çıkarılmalı böylece sadece mal sahibini ilgilendiren yükümlülüklerin kiracılara yüklenmesinin önüne geçilmelidir.
  • Tasarıda yer almayan ancak uygulamada rahatsızlık yaratan bir husus ise mal sahiplerinin sözleşmelere koydukları ayıplardan sorumluluklarını kaldıran maddelerdir. Bu haksızlığın önüne geçmek amacıyla taslağa,  “Kiraya verenin ayıplardan sorumluluğunu kaldıran ya da sınırlayan sözleşme hükümleri geçersizdir” maddesi eklenebilir.
  • Bununla bağlantılı olarak, AVM’lerin daha pazarlama aşamasında taahhüt ettikleri ziyaretçi sayısı ve otopark alanı sayısı, otoparkın ücretli mi ücretsiz mi olacağına dair hüküm, AVM’de ileride yapılabilecek değişikliklerin ne şekilde olacağına dair hükümler (örneğin otoparkın ücretli hale dönüştürülmesi, otoparkın iptal edilip go-kart pistine çevrilmesi, marketin kapatılması vb. hususlar) mutlaka sözleşmede yer almalıdır. Markalarımız, pazarlama aşamasında sözlü olarak verilen ancak gerçekleşmeyen taahhütler veya sonradan hiçbir bilgi verilmeden yapılan değişiklikler nedeniyle yıllarca sıkıntı çekmişlerdir.